Hâlât-ı Dili Benzetemem Hâlet-i Sihre

Hâlât-ı dili benzetemem hâlet-i sihre,

Çûn jâle kapıldım gibi bir çehre-i mihre,

Uşşakâ o şehnâz ederek gökde gezerken,

Feryâd-ı dil-i zârım resân oldu sipihre.

Metnin Açıklaması;

Gönlümün hâllerini sanatın sihirli hâllerine (nağmelerine) benzetemem,

Çünkü güneş gibi parlak yüzü olan sevgiliye, bir çığ gibi, şebnem gibi bağlandım special info.

O (sevgili), âşıklara fazlaca nâz ederek göklerde gezerken (nâzın şâhı, feryâdların dile getirilmesi ile Şehnâz Makâmının özelliklerine dikkat çekiliyor), inleyen gönlümün feryâdları ufka ulaştı. (Sipihr Makâmına).

Not: 1-) Hâlet-i sihr derken mûsikînın hâlleri kast ediliyor.

2-) Sipihr Farsça isim olup; semâ, ufuk, âsmân anlamları olduğu gibi Türk Mûsikîsinde mürekkeb bir makâm adıdır. İki çeşidi vardır.

Birincisi Şehnâz ve Hisar Makâmlarından meydana gelmiş hâlidir. Bu hâle “Eski Sipihr” denilir.

İkinci hâli ise Hisar ve Kûçek makâmlarından müteşekkildir.

Şiir’deki muhtevâ birinci hâlin ta’rîfi cihetinde olsa gerektirir.

Metin Yazarı ve Çeviri Nihat GÖNÜL

By |2016-12-24T14:00:44+03:00Aralık 24th, 2016|Anlamlar|Yorum yok

Siz de fikrinizi belirtin